Bu haber kez okundu.

İdare Hukuku

İdare Hukuku


Kamunun üstünlüğü vatandaşlarla girilen ilişkilerde mağduriyet yaşanması ihtimalini ortaya çıkarır. Vatandaşların can ve mal güvenliklerinin korunması, kamunun vatandaşlara karşı sorumluluklarının sınırlarının çizilmesi ve kamu yararı kavramının kötüye kullanılmasının önüne geçilmesi için idare hukuku kavramı ortaya çıkmıştır. Kamu hukuku alt dalı olan bu kavram, özel ve tüzel kişiliğe sahip işletmeleri dışarıda tutar.

Kamu kurum ve kuruluşlarının işleyişini düzenleyen bu hukuk dalı, kişilere verilmiş yetki ve sorumlulukları irdeler. Yetkinin kötüye kullanılması, sorumlulukların yerine getirilmemesi ve anayasal disiplinden çıkılması gibi hukuksuz faaliyetin önü bu kavram ile önlenir.

Adana İdari Dava Avukatı


Kamu Çıkarları İdare Hukuku Güvencesindedir


Kişilere verilmiş yetki ve sorumlulukların değerlendirilmesi, kamu yararı çerçevesinde değerlendirilir. Kamu yararı, toplumun bütününü ilgilendirir. Kamu kurum ve kuruluşlarının bu anlamda çıkarlarının korunması ve oluşabilecek anlaşmazlıkların çözümü için yaptırımların belirlenmesi önemlidir. İdare hukuku tam olarak kamu yararını sağlamak adına geliştirilen kamu hukuku alt dalları arasında yerini alır.
Mevzu bahis kamu çıkarları olduğunda, hukukun kapsamının da ne denli geniş olduğu fark edilecektir.

Genişleyen kapsam ise idare hukukunda alt dalların ortaya çıkmasına yol açmaktadır.

Kamu kurum ve kuruluşları arasında meydana gelen anlaşmazlıkların çözümlerinin tamamını içeren 7 alt dal şu şekilde sıralanabilir:


1. İmar Hukuku
2. Regülasyon
3. Memur Hukuku
4. İhale Hukuku
5. İdari Sözleşmeler Hukuku
6. İdari Yaptırımlar
7. İdari Yargılama Usulü

idare hukuku


Devletin Her Biriminde Kamu Yararı 7 Alt Dalla Denetlenir


İdare hukuku kavramını oluşturan ve yukarıda sıralanan 7 alt dal, devletin tüm faaliyetlerinde kamu yararının ön planda tutulduğunu garanti altına alır. Devlet içerisinde yürütülen ekonomik faaliyetleri kamu çıkarı yönünde inceleyen alt dal regülasyon iken, kamu kuruluşlarının yapılaşmada tercih etikleri uygulamalar imar hukuku çerçevesinde değerlendirilir. Devlet memurlarının çalışma disiplini, özlük hakları ve alacağı cezalar memur hukuku alanına girerken, idare ile bireyler arasındaki anlaşmazlıkların çözümü idari yargılama usulü ile ilişkilidir.

Her dalın ilgilendiği ayrı konular bulunmakta olup her alt dal bütününde idare hukukun uygun işleyişini sağlayan birer dişliye benzetilebilir.


Otorite, Güç ve Ayrıcalıklar Doğru Şekilde Kullanılmalıdır


Devletin tasarrufu altında bulunan taşınmaz mallarda işgal söz konusu olduğunda idare hukukun iptali davaları açılabilmektedir. Devletin otoritesini, gücünü ve ayrıcalıklarını doğru kullanması adına vatandaşların sahip oldukları haklara en güzel örnek olarak verilen iptal davaları; özel mülkiyet esası taşıyan taşınmazlardaki mağduriyetleri ortadan kaldırmayı amaçlar. Talep doğrultusunda değer biçmede veya farklı noktalardaki yapılan usulsüzlükler haklı lehinde çözüme kavuşturularak, devletin yetkisini kötüye kullanmasının önüne geçilir.

idari para cezasına itiraz dilekçesi


Vatandaş Kamunun Yanlışlarını İdare Hukuku ile Düzeltebilir


Kamuyu oluşturan görevlilerce yapılan yanlış değerlendirmeler, vatandaş aleyhinde mağduriyet yaşatacak sonuçlar doğurabilir. İdare hukuku kapsamında açılacak davalar ile bu yanlışlar düzeltilerek gücün kötüye kullanımının önüne geçilir. Ülkemiz bir hukuk devletidir ve hukukun üstünlüğü toplumu oluşturan her kesim için geçerlidir.

Vatandaşlar yanlış kamusal uygulamalara yönelik olarak anayasal haklarını kullanmak istediklerinde, şu davaları açarak haklarını arayabilirler:


• Tam Yargı Davaları
• İdarenin Düzenleyici İşlemlerinin İptali Davaları
• Belediye Cezalarının İptali Davaları
• Kentsel Dönüşüm Hukuku ve İptal Davaları
• Ecrimisil Düzeltme İhbarnamesinin İptali Davaları
• Kamu Hizmetlerinin Birinin Adına Uygulanan İdari Sözleşmeler Sebebiyle Taraflar Arasında Çıkan Anlaşmazlıklara yönelik açılmış davalar (Tahkim yolu öngörülmüş imtiyaz sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar dışarıda bırakılmıştır.)


Yargılama Sistemi Evraklar Üzerinden Yürütülür


Kamu yararı ve vatandaşın haklarının iç içe geçme riskinin bulunduğu anlaşmazlıklarda, uzlaşının yasal zeminde sağlanması için başvurulan en temel gösterge evraklardır. İdare mahkemeleri tarafından yazılı yargılama sistemi tercih edilerek doğru kararın verilmesi hedeflenir. Mahkemeye sunulan evrak ve deliller incelenir, analiz edilir ve hükme varılır. Gerekli durumlarda Danıştay ve Vergi Mahkemeleri taleplerinde bulunularak kararın en doğru şekilde verilmesi hedeflenir. Tanık ve ifade dinlemesi idare hukuku kapsamında açılmış davalarda söz konusu değildir. Karar verilmesi için yeterli belge ve delil olmadığında ise bilirkişi görüşlerine başvurulabilir.


İyi Bir Avukat Mağduriyeti Önler


İdare hukuku konusunda deneyimli bir avukatla çalışmak, sadece yazılı yargılamanın yapıldığı dava süreçlerinde işinizi kolaylaştırır. Gerek kamu kurumlarınca yapılan uygulamaların hukuksuzluğunun ispatı, gerek davanın doğru şekilde açılması için avukatlık hizmetinden destek alınmalıdır. Sürecin takibini de yakından yapan avukatlar aracılığı ile özel haklarınızın yapılan yanlış değerlendirmeler sonucu ihlal edilmesini önleyebilir, idare hukuku ile tanınan tüm haklarınızla yasal koruma sahibi olabilirsiniz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.