Bu haber kez okundu.

Kadında Üreme Sistemi / Tüp Bebek Tedavisi ve İnfertilite

Tüp bebek tedavisini ve Kadınların üreme sistemini ele alalım mı birlikte? Kadınların üreme sistemleri tamamen vücudun içerisindedir. Vajina, vücudun dış kısmından başlayarak rahmin dışa açılma yeri olan rahim boyuna yani servikse uzanıyor. Rahim ya da dölyatağı olarak da nitelendirilebilir. Rahim bir armut büyüklüğünde olan ve döllenmiş yumurtanın içerisine yerleşerek geliştiği, kaslardan yapılı bir organdır. Rahmin iç yüzü endometrium olarak adlandırılan ve gelişmekte olan bir embriyonun ihtiyaçlarını karşılayacak düzeyde kanlanan bir mukoza ile örtülüdür.

Rahmin yukarı bölümünde ise her iki tarafta yeralan fallop tüpleri arkaya ve aşağıya doğru giderek yumurtalıkların yakınına kadar uzanır. Yumurtalıklar, adlarından da anlaşılacağı gibi yumurtaları içeren, iki küçük kesedir. Bir kadın doğduğu zaman 400.000 kadar olgunlaşmış yumurta vardır. Peki adet siklusu olarak adlandırılan ve tüp bebek tedavisinde de siklus başlangıcı ya da siklusun ikinci günü dediğimiz süreç nedir?

Siklus kelimesi adet siklusu olarak geçer. Hormon düzeylerinin her ay gösterdiği değişiklikler olarak tanımlayabileceğimiz adet siklüsü kadın üreme yeteneğinin en önemli bölümünü oluşturur. Bu hormonlar, FSH LH olarak adlandırılır. Adet siklüsü ise üç farklı fazda gerçekleşir.

Kadın üreme sisteminde en çok karşılaşılan sorunlardan biride rahim sarkması. Rahim sarkması tedavisi genel olarak cerrahi bir müdahale gerektirir. Ankara rahim sarkması tedavisinde yama cerrahisi ve ön köprüleme yöntemleri kullanılmaktadır. Rahim sarkmasının esas sebepleri arasında çok doğum yapma, obezite, menopoz ve iri bebek doğumu yapmak gösterilebilir.

Ankara rahim sarkması tedavisi hakkında daha fazla bilgi için: https://sevtaphamdemir.com/rahim-sarkmasi-tedavisi/

Foliküler Faz: Foliküler faz sırasında FSH sağ ve sol yumurtalıktaki folikülerlerden birinin gelişmesini uyarır ve bu follikül yumurtlama öncesinde gelişen bir yumurtayı besler, foliküllerden salgılanan östrojen adlı hormonun pek çokk işlevi vardır. Bunlardan birisi de rahim boyundaki mukusun adet siklüsü ortalarında değişiklik geçirerek erkeğin spermini alıp besleyecek nitelik kazanmasını sağlamıştır.

Ovülasyon Faz; Adet siklüsleri tipik olarak 28 gün süren bir kadında ovülasyon fazı yaklaşık olarak 14.güne rastlar. Kandaki LH düzeyinin aşırı yükselmesi, olgunlaşmış durumdaki yumu rtanın over folikülünden serbest kalmasını sağlar. Serbest kalan yumurta, fallop tüplerine girer ve erkeğin spermi ile döllenmeye hazır durumda rahme doğru ilerler.

Luteal Faz; Yumurtlama gerçekleştikten sonra içi boşalan folikül, korpus luteum adını alarak östrojen ve progesteron salgılamaya başlar. Bunlar; endometriumun döllenmiş yumurtanın yerleşerek gelişmesine olanak verecek şekilde gelişmesi ve bu durumunu koruması için gereken hormonlardır.

Tüp bebek tedavisi için daha fazla bilgi edinin: https://sevtaphamdemir.com/ankara-tup-bebek-tedavisi/

Eğer yumurta döllenmezse korpus luteum adet siklüsünün yaklaşık 26.günü dolayında faaliyetlerini yani hormonları salgılamayı durdurur. Bu olay endometriumun yüzeyel bölümünün parçalanarak adet kanaması adı altında vücut dışına atılmasına neden olur. Döllenmiş yumurta adet kanaması sırasında vücuttan atılır.

Tüp Bebek Uzmanı Prof. Dr. Sevtap Hamdemir Kılıç’ın web sitesi için tıklayınız.

Tüp bebek tedavilerinden önce belki de kadın kendi anatomisini bilmeli. Tüp bebek tedavisinde normal siklustan farklı olarak var olan overlerin yumurtaların ilaçlarla büyümesini sağlayarak. Normal fazdan daha fazla yumurta elde ederek, elde edilen embriyo sayısının artması hedeflenmektedir. Tıkalı olan fallop tüplerinde dahi tüp bebek tedavisi uygulanabilir. Yani tıkalı tüp sahibi olan hastalar da tüp bebek tedavisi ile bebek sahibi olabilirler.

Kendini tanı ve kendine tüp bebek tedavisinde şans ver..

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.